26 Ekim 2026 PazartesiPiyasalar
CANLIEczanelerİletişimE-GazeteWhatsApp
SON DAKİKA
.
Genel

.

AHMET FARUK KEÇELİ 05.10.2026 23:07 05.10.2026 41
Sesli haber hazır
Yazı Boyutu:
100%


FAKİRLİK KADER Mİ?

      Ahmet Faruk Keçeli


   FAKİRLİK KADER Mİ?


Kapitalist toplumda bireysel ideoloji ön plandadır. Yani insanların başarısı ya da başarısızlığı bireysel yeteneklerinin sonucu olduğu iddia edilir. Tam bireysellik olmasa da aile fertlerinin dayanışması söz konusu olabilir. Bu durumda bir ailenin başarısı ya da başarısızlığı; o aile fertlerinin yeteneği ile olduğu zannedilir. Aile başarısızsa, o ailenin bireyleri başarısız, aile başarılı ise, o ailenin bireyleri başarılı addedilir. Bu ailenin başarılı ya da başarısız olması, veya o aile fertlerinin başarılı ya da başarısız olması, Allah’ın inayetiyle olduğu kabul edilir.

Bir AKP’li milletvekili, “Allah bizi zenginlikle sınıyor; fakirleri de fakirlikle sınıyor,” diyebilmiştir. Bu yazıda devletin rolü ele alınarak, fakirliğin kader olmadığı üzerinde durulacaktır.

Devletin sosyal adaleti sağlamak gibi bir görevi vardır. Bu görev sadece sosyalist toplumda değil, kapitalist toplumlarda da söz konusudur. Refah devleti (welfare state) toplumlarda devlet, işçi ücretlerine müdahalae ederek patronlarla işçiler arasında serveti yeniden dağıtabilir; emeklilik fonlarına daha fazla kaynak aktararak yaşlılıkta insanları güvence altına alabilir; öğrencilere yeni okullar, ücretsiz yemek, kırtasiye yardımı, kitap yardımı vs gibi yaparak ücretsiz eğitim sağlayabilir; sağlık hizmetlerini bedava yapabilir; belediyeler barınma sorununa ev yaparak yardımcı olabilir, ücretsiz ulaşım sağlayabilir, yoksullara aşevi kurabilir; vs.

Bunların çoğu Batı toplumlarında, İskandinav ülkelerinde sosyal demokrat hükümetlerce gerçekleştirilen ve yoksullara yardımcı olmak için takip edilen politikalardır. Bu yüzden ekonomik fakirlik, Allah’ın kader yazdığı durum değil; kader olması bu sosyal politikaları uygulamayan ülkelerce uydurulan politik bir söylemden öte bir şey değildir.

İşin bu kadarı bilinen bir gerçektir. Bizim gibi ülkelerde ise toplum tarafından bilinmeyen gerçek: Bu politik uygulamaların Batı toplumlarınca işçi sınıfı mücadelesiyle kazanıldığıdır. Şu anda Batılı toplumlarda bu politikaları geri alacak sağ partilerin yükselmesinin nedeni, o toplumlarda altta kalan sınıfların daha sonra o ülkelere göç etmiş yabancılardan olmasıdır. O ülkelerin kendi işçileri ile yabancı işçiler arasında iş bulma konusunda rekabet olmasıdır. Ayrıca sosyal politikaları kazanan kuşağın vefat edip, yeni bir kuşağın toplumu oluşturmasıdır. Yani sınıf mücadelesi politikaları ile kazanılmış hakları elde eden kuşak yoktur artık. Tam tersine yabancı düşmanlığı ile beyni doldurulmuş bir kuşak vardır ve bunlar, sağcı partilere oy vermektedir. Ayrıca Batılı ülkelerin eğitimli orta sınıfı da genel söylemden etkilenerek yabancı düşmanlığı, etkisindedir.

Yalnız bizim gibi ülkelerde, yabancı düşmanlığı söylemi o kadar yaygın değildir. Tam aksine, kaderci bir yaşam şekli ön plandadır. Fakirlik kader olarak görülmektedir. Bunda dinci söylemin etkisi vardır. Bu söylem kültür haline gelmiştir. Ve iktidarda olan oligarşi bu söylemi yaymaktadır.

En son fon vurgunu bize göstermiştir ki, onların söylemlerine göre, Allah’ın kader olarak yazdığını başkaları iktidara yakın olmakla elde etmektedir. Burada sistemin zor aygıtını kendi yararına kullandığına tanık oluyoruz. Bu zor aygıtı, zenginliğe giden yolda bir araçtır. Yani, bu sistemde devlet aygıtını kullanan güruh, zengin olmanın yolunu onu, kullanarak elde etmektedir. Ayrıca bu zor aygıtını kullanarak ötekilere, refah içinde yaşamalarına izin vermemektedir.

Herşeyden öte toplumsal değer olarak, refahın kader olmadığını, zor aygıtının nasıl kullanıldığına göre değiştiğini başka toplumların tarihlerinin bize öğrettiğinin bilinmesi gerekir. Bu haklar ancak mücadele ile kazanılabilir. Türkiye’de zengin olanların tuzu kurudur. Yardıma ihtiyacı olan, fakirler ve güçsüzlerdir. Her vicdan sahibi insan, onların nasıl fakirlikten ve güçsüzlükten kurtulacağını anlatmalıdır. Eğitimli orta sınıfın görevi budur.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Ilgili Haberler

Ücretsiz E-Bülten

Gündemi Kaçırmayın!

En önemli haberler, son dakika gelişmeleri ve özel analizler doğrudan e-posta kutunuza gelsin.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz an tek tıkla abonelikten çıkabilirsiniz.