27 Ekim 2026 SalıPiyasalar
CANLIEczanelerİletişimE-GazeteWhatsApp
SON DAKİKA
AnasayfaGenelAhmet Faruk Keçeli yazdı : ''FON VURGUNU...
Ahmet Faruk Keçeli yazdı : ''FON VURGUNU''
Genel Ekonomi

Ahmet Faruk Keçeli yazdı : ''FON VURGUNU''

AHMET FARUK KEÇELİ 23.10.2026 18:59 23.10.2026 9
Sesli haber hazır
Yazı Boyutu:
100%


Ahmet Faruk Keçeli


Tarihimizde siyasi olarak örgütlü en organize para kazanma yolunun yaşandığı günümüzde, bu vurgunu bankerler skandalı ile bir tutan yorumlara tanık oluyoruz. Bir başka açıdan ise, saadet zinciri olarak bilinen “ponzi scheme”; fonun isim benzerliğinden, “fonzi scheme” olarak adlandıranlar da oldu; Türkçe anlamı ile “saadet zinciri”dir.

Yaklaşık 800 milyar liralık bir açıktan söz ediliyor. Bankalardaki mevduatın 800 milyar çekilmesi ve bunun çarpan etkisi ile 10 trilyon liralık bir etki yaratacağı tahmin ediliyor. Hükümet hızlı hareket ettiğini göstermek için bazı para piyasası fonları için bir milyon liralık ödemeye başladı. Ancak bu buz dağının görünen yüzü. Sıra 10 trilyon liralık açığı kapatmaya geldiğinde, fonlar, borsa ve diğer mali büyüklüklerin bu açıktan etkilenmemesi imkansız.

Bu yazı güncel olacak. Bir iktisatçı olarak fon vurgununun nasıl işlediğini aktarmaya çalışacağım.

Fonlar para piyasası fonları, serbest fonlar, hisse yoğun fonlar vs. olarak farklı adlarla anılırlar. Bu ayrım o fonların genellikle ağırlıklarının nasıl olduğu ile ilgilidir. Mesela para piyasası fonları en likit (akışkan) enstrimanlardır ki, istediğinizde nakite çevirebilirsiniz. Diğer yandan serbest fonlar her enstrimana yatırım yaparlar, sınırlama yoktur. Ayrıca altın, gümüş gibi değerli madenlere yatırım yapan, faizden kazanç sağlanan vs. fonlar vardır.

Borsa İstanbul’da fonların büyük ağırlığı vardır. Bunlar açıktır ve TEFAS’tan takip edilebilirdi. Ancak yakın zamanda fonların çok iyi getirdiği anlaşıldığında bunların manipülasyon eseri olduğu anlaşıldı. Borsada spekülasyon normaldir, ancak mnipülasyon yasaktır. İçerden bilgi alarak yatırım yapmak da yasaktır. Her hisse senedinin yatırmcıya açık olan haber verme birimleri vardır. Bu birimler borsa yatırımcısına eşit mesefade ve aynı yatırım tavsiyelerinde bulunur. İçerden bilgi alarak yatırım yapmak İngilizcesiyle “insider trading” bütün borsalarda yasaktır. Ancak engellenemez.

Bugünlerde yaşadığımız fon vurgunu da bir çeşit “insider trading”dir. Ancak bunun kanalını siyasiler İMKB, SPK, vs. gibi kaynaklardan elde etmişlerdir. Bu kaynaklar bazı fonların anormal yükseleceğinin bilgisini siyasilere sızdrımıştır. Başka türlü güvenli kanal olarak görülmezdi. Elbette bu sızdrımanın arkasında ilgili kurumlarda çalışan bürokratlar da töhmet altına girmiştir. Bugüne kadar gündemde olan isimler kendilerini saklamayı başaramayanlardır. Yoksa en büyük ve en öne çıkacak isimler bunlar değildir. 800 milyar liranın yanında 2,2 milyar lira devede kulaktır. Bu olay Fatma Betül Sayan Kaya’nın tek başına yaptığı bir vurgun değildir. Organizedir.

Borsanın diğer yatırımcıları da bu büyük vurgundan zararlı olarak nasiplerini alacaktır. Yani borsadan 800 miyar lira çakilirken hisse senedi fiyatları düşecek, piyasaya yeni para girişi olmadığından hisse senetlerinin fiyatları düşecektir. Bu zararı karşılamak imkansızdır.

Devletin sorumlu kademelerinde olan kişiler, sorumluluktan kurtulmak için fon vurgunundan nasiplenen kişileri ön plana çıkarmaya, tek sorumlu onlarmış gibi yansıtmaya çalışmaktadır. Hem siyasiler, hem de yönetim kademesindeki bürokratlar sorumluluk sahibidir. Ve sorumluluğu üstlenmemektedirler.

Türkiye’de hiçbir devlet kurumu böyle skandallar olduğunda sorumluluğu kabul edip, yöneticileri istifa etmemektedir. Ya hayırlı konuş, ya da sus. Hiçbiri de hayırlı konuşmamaktadır. Başkalarını suçlamaktadırlar. Bakan Mehmet Şimşek, bazı işlerin ters gittiğini Sonbahar 2025’ten beri bilmektedir. Yoksa bunu sadece MSCI raporundan öğrenmiş biri değildir. Zamanında sorumlu kişileri bulup gereğini yapmadığından sorumluluk sahibidir. Yaklaşık 11 aylık süre içinde fonlardan ve borsadan kayıpların telafisi nasıl karşılanacaktır? Bu sorumluluğu kimler alacaktır? Sorumlular bulunup gereği yapılmadığından sorumluluk Bakanındır.

Muhalefet de bu olayda yanlış yapmıştır. Çünkü Mehmet Şimşek Bakanlığa geldiğinde ona açık çek vermiştir. Şimdi bu olaydan dolayı Bakanı suçlayamamaktadırlar. Yani gereken muhalefet tepkisini gösterememektedirler. Muhalefet de sorumluluk sahibidir.

Bunlar olurken üst düzey yöneticileri görevden almayan herkes sorumluluk sahibidir. Yüzyılın vurgunu örtbas edilemez.

image widget. Press Enter to type after or press Shift + Enter to type before the widget

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Ilgili Haberler

Ücretsiz E-Bülten

Gündemi Kaçırmayın!

En önemli haberler, son dakika gelişmeleri ve özel analizler doğrudan e-posta kutunuza gelsin.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz an tek tıkla abonelikten çıkabilirsiniz.